Patent, teknik bir buluş üzerinde süreli bir tekeldir. Buluşunuzun nasıl çalıştığını yayınlamanız karşılığında, başkalarının onu üretmesini, satmasını ya da ithal etmesini engelleme hakkı elde edersiniz. Çoğu ülkede süre, başvuru tarihinden itibaren 20 yıla kadardır. İş fikirleri, tasarımlar ve tek başına yazılım nadiren patentlenebilir.
Patentlenebilir olması için bir buluşun normalde yeni olması, bir uzmana açık olmayan bir buluş basamağı içermesi ve sanayide uygulanabilir olması gerekir. "Yeni" olma koşulu katıdır. Başvuru yapmadan önce buluşunuzu bir ticaret fuarında sergiler, blogunuzda yayınlar ya da halka açık bir sunumda anlatırsanız, yeniliği kendiniz yok edebilirsiniz. Başvurunuz yapılana kadar potansiyel ortaklarla bir gizlilik sözleşmesi altında konuşun.
Maliyetler bir kerede değil, aşamalar halinde gelir. Örneğin, avukat çalışması dahil 4.000 avroya mal olan bir ulusal başvuru, ardından iki yıla yayılan 3.000 avroluk bir inceleme aşaması, ardından yaklaşık 100 avrodan başlayıp her yıl artan yıllık yenileme ücretleri düşünün. Beş ülke daha ekleyerek genişletmek toplamı birkaç kat artırabilir, çünkü her ülke kendi ücretlerini talep eder ve genellikle çeviri gerektirir. Gerçek rakamlar tamamen nerede başvurduğunuza bağlıdır, bu yüzden planınıza bir sayı koymadan önce bir patent vekilinden teklif isteyin.
"Patent başvurusu yapıldı" ifadesi, bir başvurunun yapıldığı, verilmediği anlamına gelir. Bir sinyal değeri vardır ama verilmiş bir patent değildir.
En büyük yanlış anlama, bir patentin size ne verdiğidir. Hiçbir gelir üretmez ve kimse sizin adınıza uygulatmaz. Size dava açma hakkı verir. Büyük bir rakip sizi kopyalarsa, o davanın bedelini ödemeniz gerekir. Birçok küçük şirket için daha hızlı olmak, bir süreci gizli tutmak ya da tanınan bir marka inşa etmek, işletmeyi bir patent portföyünden daha düşük maliyetle korur. Bilinçli karar verin, varsayılan olarak değil.
