Oynaklık, bir değerin zaman içinde ortalaması etrafında ne kadar güçlü salındığını tanımlar: gelir, fiyatlar, döviz kurları, sipariş hacmi, maliyetler. Yüksek oynaklık, ortalamanın kötü olduğu anlamına gelmez; tek tek ayların güvenilmez olduğu anlamına gelir. Genç bir işletme için oynaklık, esas olarak bir nakit sorunudur, çünkü faturalar düzenli bir programla gelir.
Bir örnek farkı netleştirir. İki işletmenin her biri ortalama ayda 10.000 avro gelir elde ediyor, yani ikisi de yılı 120.000 avroyla bitiriyor. Birincisi 9.500 ile 10.500 avro arasında hareket ediyor. İkincisi 2.000 ile 22.000 avro arasında hareket ediyor. Ayda 8.000 avroluk sabit maliyetlerle, birincisi asla sorun yaşamıyor. İkincisinin, 8.000 avroluk maliyete karşılık 2.000 avro girdiği aylar var, 6.000 avroluk bir açık. Üst üste iki zayıf ay, yıllık rakam aynı görünse de, sadece açık kalabilmek için 12.000 avroluk bir tampon gerektiriyor.
Bunu istatistik yazılımı olmadan ölçebilirsiniz. On iki ayı listeleyin, en yüksek ve en düşük değeri not edin ve o aralığı ortalamayla karşılaştırın. Ortalamadan geniş bir aralık, nakit planlaması için bir uyarı işaretidir.
Oynaklık, mevsimsellikle aynı şey değildir. Mevsimsellik tekrarlanır ve planlanabilir. Oynaklık, öngörülemez kalan kısımdır: geç ödeme yapan büyük bir müşteri, fiyatları iki katına çıkan bir reklam kanalı, sıçrayan bir enerji faturası. Mevsimselliğe göre planlayın, oynaklığa karşı rezerv tutun.
Kurucular genellikle oynaklığı bir trend olarak yanlış okur. Üç güçlü hafta büyüme gibi hissettirir ve üç zayıf hafta çöküş gibi hissettirir, oysa ikisi de aynı ortalama etrafında normal bir değişim olabilir. Stratejinizi değiştirmeden önce daha uzun bir pencere bekleyin.
Pratik karşı önlemler: sabit fiyatlı ya da sabit koşullu sözleşmeler, depozitolar ya da avans ödemeleri, birden fazla tedarikçi, birden fazla edinme kanalı ve işler iyiyken kararlaştırılan bir kredi limiti. Kaldırabileceğiniz oynaklık bir rahatsızlıktır. Nakit tamponunuzdan büyük oynaklık, ortalama ne söylerse söylesin, şirketi bitirir.
